Türkiye’nin Yarınları Projesi
Umuda yolculuk devam ediyor!
Eti Burçak ve WWF-Türkiye işbirliği kapsamında 2009 yılında gerçekleştirilen “Türkiye’nin Yarınları Projesi”yle İstanbul Teknik Üniversitesi ve Danimarka Hidrolik Enstitü’süyle işbirliği içerisinde kapsamlı bir bilimsel araştırma gerçekleştirildi. Araştırma kapsamında; içinde bulunduğumuz yüzyıl içerisinde; 2015, 2030, 2050 yılları öncelikli olmak üzere, küresel iklim değişikliğinin Türkiye geneli ve Konya Havzası özelinde iklime ve tarıma olan etkisi araştırıldı.
Araştırma kapsamında, içinde bulunduğumuz yüzyıl içerisinde; 2015, 2030, 2050 yılları öncelikli olmak üzere, küresel iklim değişikliğinin Türkiye geneli ve Konya Havzası özelinde iklime ve tarıma olan etkisi, çeşitli senaryolar üzerinden araştırıldı.
Salma sulama ile su kaynaklarımız bilinçsizce, hiçbir tasarruf yöntemi uygulanmadan, yanlış sulanır. Hali hazırda tarımsal alanların %90’ında bu yöntem uygulanmaktadır. Salma sulama ile hem su kaynaklarının azalmasına hem de toprağın erimsizleşmesine sebep olur.
Diğer taraftan; ürünün cinsine göre, yağmurlama sulama (basınçlı suyla havadan sulama) veya damla sulama (bitkinin köküne su damlatılması) yöntemlerinin kullanılması ile herşeyden önce su tasarrufu, ürün kalitesinde ve veriminde artış sağlanır.
Sadece 1 yılda, şeker pancarı üretiminde kullanılan damla sulama uygulamalarıyla, salma sulamaya oranla; %46 su, %57 enerji, %27 gübre, %100 işçilik tasarrufu ve %28 verim artışı sağlandı. Buğday üretiminde gerçekleştirilen yağmurlama sulama uygulamasıyla, salma sulamaya göre %52 su tasarrufu gerçekleştirildi.
Araştırma sonuçları gösteriyor ki...
Küresel iklim değişikliği olmasa bile Konya Havzası’ndaki su kaynakları, mevcut tarımsal üretimin ihtiyacını karşılayacak durumda değil. Önümüzdeki yıllarda mevcut su kaynaklarının küresel ısınmayla daha da azalacağı gerçeğiyle, değişmek artık bir zorunluluk.
Değişimin boyutlarını tanımlamak için çeşitli senaryolar çalışıldı. Sonuçlar gösterdi ki; modern sulama teknikleri uygulansa bile kuraklığa dayanıklı ürünler ekilmediği sürece, havzadaki mevcut su kaynakları, su ihtiyacını karşılamaya yetmeyecek.
Bu sebeple; hem modern sulamaya, hem de şeker pancarı, mısır gibi çok su tüketen ürünler yerine kuraklığa dayanıklı yulaf, çavdar, soya, mercimek, kanola gibi ürünlere geçiş sağlanmalı. Çünkü biliyoruz ki; bu şekilde iklime uyumlu tarımsal üretimde, her yıl İstanbul’un 3 yıllık su ihtiyacına denk gelecek (2.4 milyar m3) su tasarrufu mümkün.