TÜRKİYE'Yİ YARIN NE BEKLİYOR?

Küresel İklim Değişikliği nedir?

İklim sisteminde farklı coğrafyalarda yaşanan ısınma, soğuma, ortalamaların sapması gibi değişimlerin bütününe küresel iklim değişikliği denmektedir. Küresel iklim değişikliği, yerkürenin uzun jeoloji tarihi boyunca yaşanan iklimin doğal değişkenliğine ek olarak insan etkinliklerinin neden olduğu bir değişikliktir. Petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtların yakılması, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkinlikleriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerinin artması ve bu hızlı artışın doğal sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda ortalama sıcaklıklardaki artışlar sebep olur.

Dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde hissediliyor. Kutuplardaki buzullar erirken, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerinde toprak kayıpları yaşanıyor.

Yapılan bilimsel çalışmalar, küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde şiddetli kasırgalar ve taşkınlar, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkisinin yaşanacağını gösteriyor.

Sıcaklık artışlarına paralel olarak orman yangınlarının süresinde ve sıklığında artış, kuraklığa bağlı düzenli sulama gerektiren tarım ürünlerinin üretiminde sorunlar olacağı ve bunun sonucunda da birçok bölgede gıda güvenliğinin tehdit altında olacağı öngörülüyor. Orta ve uzun vadede, yaşam alanlarının bozulması ve yaşamın devamlılığı için gerekli olan su kaynaklarının yetersizliğinin insanları göç etmeye zorlayacağı belirtiliyor.

WWF-Türkiye ve ETİ Burçak işbirliği ile yapılan ‘Türkiye’nin Yarınları Projesi’ Türkiye geneli ve Konya Kapalı Havzası özelinde küresel iklim değişikliğinin olası etkilerini şöyle ortaya konuluyor:

  • Türkiye genelinde sıcaklık artışı 2030’lu yılların sonuna kadar sınırlı kalacak, bu tarihten itibaren sıcaklıklarda hızlı artışlar görülecek.
  • Artışlar mevsimsel ve bölgesel farklılıklar gösterecek.
  • Kış mevsimindeki sıcaklık artışları yer yer 4˚C civarına, yaz mevsimindeki artışlar ise 6˚C civarına ulaşacak.
  • Mevsimsel olarak incelendiğinde kış yağışlarında Türkiye’nin güney kesimlerinde ciddi azalışlar, buna karşılık kuzey kesimlerinde artışlar görülecek.
  • Özellikle Fırat ve Dicle gibi büyük nehirleri besleyen Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki kar kalınlığında sıcaklık artışından dolayı meydana gelecek azalma yüzey akışında önemli mevsimsel değişikliklere yol açacak.
  • Kar birikme dönemi olan kış mevsiminde daha az kar birikecek, daha çok su akışa geçecektir. Kar erime döneminde ise daha az birikmiş kar olacağından, daha az yüzey akışı meydana gelecek. Bu nedenle nehirlerdeki akış rejimi değişecek. Kış aylarında debiler yükselirken, ilkbahar aylarında düşecek.
  • Konya Kapalı Havzası’nda sıcaklık artışının 2015 yılına kadar 2,5˚C civarında olacağı, bu artışın 2070 sonrasında 6˚C’yi bulabileceği öngörülmekte.
  • 2030’lu yıllardan sonra yağışlarda %20-30 seviyelerinde azalma görülecek.
  • Yıllık yağışlardaki düşüş sebebiyle önümüzdeki 50 yıl içerisinde yüzey sularında %65, yeraltı sularında %54; toplam su bütçesinde %56 düşüş yaşanacak.